25.11.2014

Eski Sevgilin Böyle Düşünüyor Olabilir mi?

Eski Sevgilin Böyle Düşünüyor Olabilir mi?
Eski Sevgilin Böyle Düşünüyor Olabilir mi?

Eski Sevilin Böyle Düşünüyor Olabilir mi?

Bazen, hepimiz karşımızdaki insanın garip düşünce şeklini (en azından bize garip gelir, oysaki ona soracak olsak hiç de garip olmadığını ifade edecektir) yadırgar ve onu akl-ı selime davet ederiz. Konu eski sevgili olunca, bu "davet" daha da hayati bir hal alır ve önem kazanır; çünkü burada artık bizim geleceğimizi şekillendirecek bir insanın düşünce şekli söz konusudur.


Öyleyse bize düşen, eski sevgilimizin düşünce sapmalarını düzenlemeye ve ona ayar vermeye çalışmaktır.

Sözlerimin az biraz muallakta kaldığının farkındayım, müsaade edersen söylediklerimi daha somut hale getirecek bir örnek anlatacağım:

Bir gün, bir gazeteci Necip Fazıl ile röportaj yapmak için şairin evine gider. Gazeteci, şairin bir kitap kurdu olduğunu bilir; ancak gördüğü manzara gazeteciyi şoke eder.

Zira, şairin evinde kitap namına hiçbir şey yoktur. Gazeteci, hayret dolu bakışlarla bütün odaları gezip evin kitap adına "tamtakır kuru bakır" olduğunu fark edince Necip Fazıl'a sorar:

"Üstadım, bu nasıl olur? Sizin evinizde hiç kitap yok. Siz hiç kitap okumuyor musunuz?"

Şairin cevabı esprili olur:

"Evladım, sen hiç, bir ineğin süt içtiğini gördün mü?"

Şairin bu esprili cevabı, aslında doğru değildir; çünkü yeni taşındığı evine henüz kitap taşıma imkanı olmamıştır. Üstelik Necip Fazıl, bu röportaj sırasında 80'ine merdiven dayamıştır.

Şimdi konuyu, tekrar eski sevgiliye getirip sadede dönelim:

İnsan, bazen her şeyi gördüğünü ve bildiğini zanneder. Artık kimseden ders almayacağını, aksine insanlara ders verecek bir kıvama geldiğini düşünür.

Eski sevgilin de sana karşı böyle bir düşünce geliştirmiş olabilir. Örneğin şöyle düşünebilir:

"Ben onun ciğerini biliyorum. O, beni hiç hak etmemişti zaten. Şimdi ona geri dönmenin hiçbir anlamı yok artık. Çünkü ben onun her yönünü keşfettim zaten."

Şairin esprisinin altında yatan "ben artık her şeyi biliyorum" söylemi ile eski sevgilinin bu söylemi örtüşüyor değil mi?

Peki, eski sevgilinin bu düşünce yanlışını nasıl düzeltebilirsin?

Tabi ki, kendini henüz keşfedilmemiş bir mücevher gibi takdim ederek. Zaten asıl mesele, keşfedilme meselesidir bu dünyada.

Çünkü bir insanı bütün yönleriyle keşfettiğini (onun ciğerini bildiğini) zanneden bir kişi, artık o insanın birlikteliğinden zevk almamaya başlar. İnsan doğasının doyumsuz olduğu gerçeğinden yola çıkarsak eğer, bu tutumun gayet insani olduğunu anlarız.

Öyleyse, eski sevgilinin geri dönmesi için kendimizi yeniden "esrar perdesi" altına almalı ve henüz keşfedilmemiş bir mücevher olduğumuzu ona göstermeliyiz. Aksi takdirde eski sevgilimiz, yeni keşifler peşinde koşan bir keşşâf olma hevesine kapılabilir.

Eğer, yeniden esrar perdesine bürünmenin nasıl olacağını merak ediyorsan bu sitede biraz daha gezinmeni önerebilirim, aradığını bulacağından eminim.


Sence eski sevgilin böyle düşünüyor olabilir mi?

Ayrıca  adlı yazılarımı da oku.

İlgili kelimeler: eski sevgili, eski sevgiliyi geri kazanma yolları

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşağıdaki sekmelerden en alttaki "Anonim" kısmını işaretleyerek veya "Adı/URL" kısmına tıklayıp isminizi yazarak değerli yorumlarınızla sitemize renk katın. Yapılan yorumlar, yorumu yapan kişinin şahsi düşüncesi olduğu için blog yazarını bağlamaz. Yaptığınız yorumların küfür ve müstehcen içerikli olmamasına dikkat etmenizi rica ederim.